Avrupa futbolunun en prestijli organizasyonu olan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 2025-2026 sezonu play-off turu, futbolseverlerin uzun süre unutamayacağı bir mücadeleye sahne oldu. Portekiz’in başkenti Lizbon’da, tarihi Estádio da Luz’un atmosferinde gerçekleşen Benfica ve Real Madrid karşılaşması, sadece sahadaki oyunla değil, yaşanan saha dışı olaylarla da geceye damgasını vurdu. Real Madrid, zorlu deplasmandan 1-0’lık galibiyetle ayrılarak Santiago Bernabéu’daki rövanş öncesinde çok kritik bir avantaj elde etti. Ancak bu zafer, maçın ikinci yarısında yaşanan gerginlikler ve yaklaşık on dakika süren duraklamanın gölgesinde kaldı.
Estádio da Luz’da Taktik Savaşları ve Arda Güler’in Rolü
Real Madrid teknik direktörü Álvaro Arbeloa, takımdaki önemli eksikliklere rağmen sahaya oldukça cesur bir kadro sürdü. Jude Bellingham’ın sakatlığı ve Rodrygo’nun cezalı oluşu, İspanyol devinin orta saha ve hücum hattında yaratıcılık sorunları yaşayabileceği yorumlarına neden olmuştu. Ancak bu boşluğu dolduran isim, Türk futbolunun parlayan yıldızı Arda Güler oldu. İlk 11’de şans bulan genç yetenek, maçın başından itibaren oyun kurucu rolünü üstlenerek Real Madrid’in hücum organizasyonlarını yönlendiren ana dişli haline geldi.
Karşılaşmanın ilk yarısı, tam anlamıyla bir taktik disiplin savaşı şeklinde geçti. Jose Mourinho yönetimindeki Benfica, taraftar desteğini de arkasına alarak oyunun kontrolünü elinde tutmaya çalıştı. Özellikle orta sahada Fredrik Aursnes ve Barreiro ikilisiyle baskı kuran Portekiz temsilcisi, Real Madrid’in hızlı hücumcularına alan bırakmamak için yoğun çaba sarf etti. Maçın 24. dakikasında Aursnes’in uzaktan gönderdiği sert füze, gecenin ilk büyük heyecanıydı ancak Thibaut Courtois kalesinde adeta devleşerek bu tehlikeyi savuşturdu.
Real Madrid tarafında ise Arda Güler’in pas kalitesi, Kylian Mbappé ve Vinícius Júnior’ı sık sık savunma arkasına kaçırmayı başardı. İlk yarının son anlarında, 45+1. dakikada Arda’nın ceza sahası köşesinden gönderdiği o meşhur sol ayak plasesi, kaleci Anatoliy Trubin’in parmak uçlarıyla kornere çelindi. Bu pozisyon, Real Madrid’in maçtaki en net fırsatlarından biri olarak kayıtlara geçti. İlk yarıda gol sesi çıkmasa da, Arda Güler’in %90’a yaklaşan pas isabet oranı ve oyun vizyonu, Arbeloa’nın ona neden güvendiğini bir kez daha kanıtladı.
Maça Damga Vuran An: Vinícius Jr. Golü ve Irkçılık İddiası
İkinci yarının başlamasıyla birlikte Real Madrid vites yükseltti. Henüz 50. dakikada, orta alanda kazanılan topu hızla ileri taşıyan Mbappé, sol kanatta boşluk bulan Vinícius Júnior’u gördü. Brezilyalı yıldız, şık bir çalımla savunmacısını ekarte ettikten sonra uzak köşeye klas bir vuruş yaparak takımını 1-0 öne geçirdi. Ancak bu golden hemen sonra saha bir anda karıştı. Vinícius Jr., gol sevincini kutladığı sırada rakip oyuncu Gianluca Prestianni ile sert bir sözlü tartışmaya girdi.
Brezilyalı futbolcu, Prestianni’nin kendisine yönelik ırkçı ifadeler kullandığını hakeme bildirdi. Bu iddia üzerine UEFA’nın ırkçılık karşıtı protokolü derhal devreye sokuldu. Maçın hakemi oyunu durdurdu ve anonsların yapılması beklendi. Yaklaşık 10 dakika boyunca futbolcular saha içinde beklerken, tribünlerde ve yedek kulübelerinde büyük bir gerginlik hakimdi. Real Madrid oyuncuları arkadaşlarına destek verirken, Benfica cephesi iddiaların asılsız olduğunu savundu. Maç yeniden başladığında ise oyunun ritmi tamamen değişmiş, gerginlik en üst seviyeye tırmanmıştı.
Maçın istatistiksel ve önemli detaylarını şu şekilde özetlemek mümkündür:
- Topla Oynama: Real Madrid %58.4 ile üstünlük kurarken, Benfica %41.6’da kaldı.
- Şut Sayıları: Real Madrid toplam 16 şut çekip 7 isabet bulurken, Benfica 10 şutta 3 isabet sağlayabildi.
- Kaleci Performansları: Anatoliy Trubin yaptığı 6 kurtarışla farkın açılmasını önlerken, Courtois 3 kritik kurtarışla galibiyette pay sahibi oldu.
- Disiplin Kayıtları: Maçta toplam 4 sarı kart çıkarken, teknik direktör Jose Mourinho itirazları sonucunda kırmızı kartla cezalandırıldı.
- Arda Güler İstatistiği: Genç oyuncu 8 maçta 4 asist barajına ulaştı ve Şampiyonlar Ligi’nde takımın en verimli isimlerinden biri olmayı sürdürdü.
Jose Mourinho’nun Kırmızı Kartı ve Benfica’nın Baskısı
Maçın son bölümünde beraberlik golü için tüm riskleri alan Benfica, Real Madrid kalesini abluka altına aldı. Ancak bu baskı sırasında kenar yönetiminde sinirler oldukça gergindi. Jose Mourinho, bir pozisyon sonrasında dördüncü hakeme yönelik şiddetli itirazları nedeniyle maçın hakemi tarafından doğrudan kırmızı kartla tribüne gönderildi. Deneyimli teknik adamın sahadan ayrılmasıyla birlikte Benfica taraftarlarının protestoları daha da şiddetlendi. Uzatma dakikalarında Richard Rios ve Sudakov gibi hamlelerle skoru değiştirmeye çalışan Portekiz ekibi, Real Madrid’in Rüdiger ve Huijsen liderliğindeki sağlam savunmasını geçmeyi başaramadı.
Real Madrid, bu sezon savunma hattında yaşadığı sakatlık krizine rağmen (Militao ve Asencio’nun yokluğu), Álvaro Carreras ve Trent Alexander-Arnold’un disiplinli oyunuyla kalesini gole kapatmayı başardı. Maçın 12 dakikalık uzatma bölümünde Benfica’nın kazandığı kornerlerde kaleci Trubin dahi rakip ceza sahasına gitse de, skor tabelası değişmedi. Bu sonuç, Real Madrid için sadece bir galibiyet değil, aynı zamanda geçtiğimiz haftalarda aynı statta alınan 4-2’lik ağır yenilginin de bir nevi rövanşı oldu.
İstatistiklerle Maçın Analizi ve Rövanş Beklentileri
Bu karşılaşma, iki takım arasındaki tarihi rekabete yeni bir halka daha ekledi. 1962 finalinden bu yana devam eden bu büyük çekişme, 25 Şubat 2026 tarihinde Santiago Bernabéu’da oynanacak olan rövanş maçıyla bir üst tur biletini sahibine teslim edecek. Real Madrid’in deplasmanda gol yemeden kazanmış olması, onları turun mutlak favorisi haline getirse de Benfica’nın pes etmeyeceği açık. Özellikle ırkçılık iddiaları sonrası UEFA’nın vereceği kararlar ve disiplin cezaları, rövanşın atmosferini doğrudan etkileyecektir.
Arda Güler’in Real Madrid formasıyla Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği bu istikrarlı grafik, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yakından takip ediliyor. Genç oyuncunun pas dağıtımındaki ustalığı ve kritik anlarda sorumluluk alması, Real Madrid’in gelecek planlarında ne kadar merkezde olduğunu gösteriyor. Rövanş maçında Bellingham ve Rodrygo gibi isimlerin takıma dönecek olması Arbeloa’nın elini güçlendirecek olsa da, Arda’nın bu performansı sonrası formayı bırakması pek kolay görünmüyor. Futbolseverler şimdi büyük bir merakla 25 Şubat gecesini ve Bernabéu’daki muhtemel heyecanı bekliyor.
Sonuç olarak, gerilimi yüksek, tartışması bol ve taktiksel anlamda zengin bir 90 dakikayı geride bıraktık. Real Madrid, tecrübesiyle sahadan istediğini alarak ayrılmayı bildi. Benfica ise taraftarı önünde aldığı bu mağlubiyetin telafisini İspanya topraklarında arayacak. Irkçılık iddialarının gölgesinde kalan bu zafer, spor dünyasında uzun süre tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

