RAMS Park’ta Mucizevi Bir Futbol Şöleni
Türk futbol tarihinin en unutulmaz akşamlarından biri 2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk karşılaşmasında İstanbul’da yaşandı. Galatasaray, Avrupa’nın en köklü kulüplerinden biri olan İtalyan devi Juventus’u konuk ettiği mücadelede, futbol otoritelerini şaşkına çeviren bir performans sergiledi. RAMS Park’ın büyüleyici atmosferinde, sarı-kırmızılı taraftarların yarattığı baskı altında başlayan maç, ilk yarısı itibarıyla Juventus’un üstünlüğüyle geçse de, ikinci devrede sahada bambaşka bir Galatasaray vardı. Toplamda yedi golün atıldığı bu dev randevuda alınan 5-2’lik skor, sadece bir galibiyet değil, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa arenasındaki prestijini yeniden zirveye taşıyan bir gövde gösterisi niteliğindeydi.
Teknik direktör Okan Buruk’un taktiksel dehasının ön plana çıktığı müsabakada, Galatasaray’ın geri dönüşü modern futbol literatürüne girecek cinstendi. Maçın başlangıcında Juventus’un tecrübeli ayakları oyunu domine etmeye çalışsa da, temsilcimiz pes etmeyerek oyun disiplinine sadık kaldı. Bu tarihi zafer, sadece play-off turu için büyük bir avantaj sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Galatasaray’ın 2013-14 sezonundan bu yana özlemini çektiği Şampiyonlar Ligi son 16 turu kapısını ardına kadar araladı.
İlk Yarıdaki Zorlu Mücadele ve Juventus Baskısı
Karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte her iki takım da temkinli bir oyun sergilemeye başladı. Ancak 15. dakikada Juventus savunmasının, özellikle de genç yetenek Kenan Yıldız’ın kendi yarı alanında yaptığı kritik hata, Galatasaray’ın iştahını kabarttı. Topu kapan Gabriel Sara, ceza sahası dışından sol ayağıyla yaptığı muazzam vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. Bu golle stadyum adeta yerinden oynasa da İtalyan ekibinin cevabı gecikmedi. Henüz sevincin dumanı üzerindeyken, sadece 85 saniye sonra Andrea Cambiaso’nun kanattan kestiği etkili ortada Pierre Kalulu’nun kafa vuruşu Uğurcan Çakır’dan döndü. Boşta kalan topu tamamlayan Teun Koopmeiners, skoru 1-1’e getirerek dengeyi kurdu.
İlk yarının geri kalan kısmında Juventus, orta sahadaki fiziksel üstünlüğünü kullanarak oyunu Galatasaray yarı sahasına yıkmayı başardı. McKennie ve Koopmeiners arasındaki kusursuz pas trafiği, temsilcimizin savunma hattını zorladı. Nitekim bu baskı sonuç verdi ve Koopmeiners, kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydederek Juventus’u soyunma odasına 2-1 önde götürdü. İlk 45 dakika sona erdiğinde, birçok futbolsever Juventus’un tecrübesiyle maçı koparacağını düşünse de, Okan Buruk’un devre arası hamleleri maçın seyrini tamamen değiştirecekti.
İkinci Devrede Gelen Taktiksel Devrim
İkinci yarının başlamasıyla birlikte sahada bambaşka bir enerjiyle mücadele eden bir Galatasaray görüldü. Henüz 49. dakikada gelişen atakta, Michele Di Gregorio’dan dönen topu takip eden Noa Lang, fırsatçılığını konuşturarak skoru 2-2’ye getirdi. Bu gol, Juventus’un moralini bozarken Galatasaray’ın özgüvenini tavan yaptırdı. Duran toplardaki etkinliğini sürdüren sarı-kırmızılılar, 60. dakikada Gabriel Sara’nın kullandığı adrese teslim serbest vuruşta Davinson Sanchez’in kafa golüyle 3-2 öne geçti. Bu dakikadan sonra Juventus cephesinde panik havası hakim olmaya başladı.
Maçın en kritik dönüm noktalarından biri ise 66. dakikada yaşandı. Juventus’ta oyuna sonradan dahil olan Juan Cabal, üst üste yaptığı fauller neticesinde kısa sürede iki sarı kart görerek oyun dışı kaldı. On kişi kalan rakibi karşısında oyunun kontrolünü tamamen eline alan Galatasaray, Lloyd Kelly’nin savunmadaki vahim hatasını affetmedi. Victor Osimhen’in kaptığı topta Noa Lang, kendisinin ikinci takımının dördüncü golünü atarak farkı ikiye çıkardı. Maçın skorunu belirleyen vuruş ise günün başarılı isimlerinden Sacha Boey’den geldi. Leroy Sane’nin pasıyla hareketlenen Boey, dar açıdan yaptığı şık vuruşla skoru 5-2 olarak tescil etti.
Maçın Akışını Değiştiren Önemli Olaylar
- 15. Dakika: Gabriel Sara’nın uzak mesafeli golüyle Galatasaray öne geçti.
- 17. Dakika: Koopmeiners, Juventus’un hızlı reaksiyonuyla skoru eşitledi.
- 49. Dakika: Noa Lang’ın golüyle maçta ikinci kez beraberlik sağlandı.
- 66. Dakika: Juan Cabal’ın kırmızı kart görmesi Juventus’un direncini tamamen kırdı.
- 78. Dakika: Sacha Boey’in golüyle tarihi skor 5-2 olarak belirlendi.
Öne Çıkan Yıldızlar ve Maçın İstatistikleri
Bu muazzam zaferin mimarları arasında birkaç isim özellikle parladı. Hollandalı yıldız Noa Lang, attığı iki golle maçın adamı olmaya en güçlü adaydı. Lang, bu performansıyla üç farklı kulüp forması altında Şampiyonlar Ligi’nde gol atan nadir Hollandalı futbolcular arasına ismini yazdırdı. Öte yandan, sezon başında kadroya katılan Gabriel Sara, hem attığı gol hem de yaptığı asistle Wesley Sneijder’den sonra bir Şampiyonlar Ligi play-off maçında bu istatistiği yakalayan ikinci Galatasaraylı oyuncu oldu.
Savunmada Davinson Sanchez, sadece attığı kafa golüyle değil, aynı zamanda Juventus’un tehlikeli ataklarını sönümlendirmesiyle de tam not aldı. Victor Osimhen ise gol atamamasına rağmen yaptığı iki asistle takımın hücum organizasyonlarındaki kilit rolünü bir kez daha kanıtladı. Juventus cephesinde ise Teun Koopmeiners’ın iki gollü performansı, takımının ağır mağlubiyetini engellemeye yetmedi. İstatistiksel olarak Galatasaray, Şampiyonlar Ligi tarihinde bir maçta 5 gol atarak kendi rekorunu kırarken, Juventus ise turnuva tarihinde ilk kez bir maçta kalesinde 5 gol gördü.
Türkiye’nin Avrupa Sıralamasındaki Yeni Konumu
Galatasaray’ın elde ettiği bu epik galibiyet, bireysel bir başarı olmanın çok ötesinde Türkiye’nin UEFA ülke puanına devasa bir katkı sağladı. Şubat 2026 itibarıyla güncellenen listeye göre Türkiye, 49.475 puana ulaşarak 9. sıradaki yerini perçinledi. Bu puanlama, Türk kulüplerinin önümüzdeki yıllarda Avrupa kupalarına daha avantajlı şartlarda katılabilmesi adına hayati önem taşıyor.
UEFA ülke puanı sıralamasında ilk 10 içerisinde kalmak, Süper Lig şampiyonunun Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım şansını artırırken, diğer takımların da eleme turlarında daha az maç yapmasını sağlıyor. Galatasaray’ın Juventus karşısında aldığı bu 5-2’lik sonuç, Türkiye’nin alt sıralardaki Çekya ve Yunanistan gibi ülkelerle olan puan farkını açmasına ve bir üst basamaktaki Belçika’ya yaklaşmasına olanak tanıdı.
Rövanş Öncesi Teknik Analiz ve Beklentiler
25 Şubat 2026’da Torino’da oynanacak rövanş karşılaşması öncesinde Galatasaray çok büyük bir avantajı elinde bulunduruyor. Üç farklı galibiyetin getirdiği özgüven, temsilcimizin İtalya deplasmanına daha rahat gitmesini sağlayacak. Ancak teknik direktör Okan Buruk, maç sonu yaptığı açıklamalarda rehavete yer olmadığını ve Juventus’un evinde hala çok tehlikeli bir takım olduğunu vurguladı. Juventus cephesinde ise Luciano Spalletti’nin savunma hattındaki gedikleri nasıl kapatacağı büyük bir merak konusu.
İtalya’daki maçta Juventus’un daha saldırgan bir futbol sergilemesi bekleniyor. Bu durum, Galatasaray’ın hızı ve bitiriciliği yüksek olan oyuncuları Victor Osimhen ve Noa Lang için geniş alanlar bulabileceği anlamına geliyor. Disiplinli bir savunma anlayışı ve akıllı bir kontra atak stratejisiyle Galatasaray’ın Torino’dan da istediği sonuçla dönerek adını son 16 turuna yazdırması kuvvetle muhtemel görünüyor.
Sıkça Sorulan Sorular
- Galatasaray Juventus maçı kaç kaç bitti?
17 Şubat 2026’da oynanan ilk maçı Galatasaray 5-2 kazandı. - Maçta kimler gol attı?
Galatasaray’ın golleri Gabriel Sara, Noa Lang (2), Davinson Sanchez ve Sacha Boey’den geldi. Juventus’un gollerini ise Koopmeiners kaydetti. - Rövanş maçı ne zaman oynanacak?
İkinci karşılaşma 25 Şubat 2026 Çarşamba günü İtalya’da oynanacak. - Juventus’ta kim kırmızı kart gördü?
Juan Cabal 66. dakikada kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı. - Bu galibiyetin ülke puanına etkisi nedir?
Türkiye’nin puanı 49.475’e yükseldi ve 9. sıradaki konumu güçlendi.
Sonuç
Galatasaray’ın Juventus karşısında elde ettiği 5-2’lik skor, Türk futbolunun Avrupa sahnesindeki dirilişinin en net göstergelerinden biri oldu. İlk yarıda geriye düşmesine rağmen pes etmeyen, taktiksel disiplini elden bırakmayan ve rakibinin hatalarını profesyonelce değerlendiren bir takım izledik. RAMS Park’taki bu gece, sadece bir maç sonucu olarak değil, bir karakter koyma mücadelesi olarak hafızalara kazındı. Şimdi tüm gözler Torino’daki rövanşa çevrilmiş durumda. Aslan’ın bu büyük avantajı koruyarak Avrupa’nın en büyük kulüplerinin yer aldığı son 16 turuna adını yazdırması, tüm ülkenin ortak beklentisi haline gelmiş durumda.

